Kısa bir aradan sonra tekrar sizlerleyiz...
Kuşlarımızın Sağlığı İçin Yararlı Bilgiler

KUŞLARIMIZIN SAĞLIĞI İÇİN YARARLI BİLGİLER

Kuş severlerin ve üreticilerin en fazla rahatsızlık duyduğu konu hastalıklardır,burada belli başlı hastalıklara değinilmiştir kimi hastalığın gelişim süresi hızlı ve öldürme etkisi yüksektir,tedavinin yanı sıra hastalığa karşı en iyi savaş önlemle kazanılır. Önlem demekle kastedilen kuşların barındığı ortamın hijyenin tam sağlanması ve vitamin mineral açısından zengin bir diyet sağlanmalıdır. Buradaki bilgiler bilgi amaçlı olup herhangi bir sorun esnasında mutlaka veterinere danışılmalıdır.

Üretim için yeterli yaş nedir?

Maalesef çoğu zaman satın aldığımızın kuşları yaşı hakkında bir bilgiye sahip olamıyoruz,ve hemen üremelerini istiyoruz ancak kuşlar bir ihtimal çok genç hatta çok yaşlı olabilirler. Deneyimli üreticiler her zaman genç kuşların üremesi için 9 ayı doldurmalarını desteklerler ve tabiki bu farklı cinslerde değişiklik göstermektedir. Genel olarak genç erkek kuşlar 3-4 ay gibi bir zaman aralığında yani erişkin tüylerine geçtiği zaman üremeye hazır olabilmektedirler, ancak buradaki kritik nokta dişilerdir,erkek kuşlardan her zaman daha narin ve daha kırılgan olan dişiler ortalama 6-9 ay içinde yumurta bırakacak hale gelirler ancak çift olmayan dişilerin 18 ay yada 2 sene hiç yumurtlamadığı görülebilir hatta 2-3 aylık dişiler bile yumurta bırakabilir.


Kuşumuz için vazgeçilmez mineral:Kalsiyum

Kalsiyum dişi kuşlar için hayati derecede önem taşımaktadır ve bazı türler vardır ki özellikle kesik boyun ve gouldian dişileri kalsiyum eksikliğinin sonucunda çok çabuk ölürler. Kalsiyum dişi kuşun vücudunda biriktirilir ve yumurtlama zamanında emilerek yumurta kabuğu yapılır. Kalsiyumun en doğal ve pratik kaynağı kalamar kemiğidir.


Kalamar kemiği hem kuşunuzun kalsiyum ihtiyacını giderir hem de gagasını törpüler,kemiklerin ve tüylerin sağlıklı gelişmesi için hayati derecede önemlidir. Genelde dış ülkelerde kalsiyum sıvılaştırılmış şeklide D3 vitamin ile birlikte satılmaktadır. D3 vitamini hem kemikler için gereklidir ve kalsiyum emilimini çoğaltmaktadır. Yumurta beyazı mükemmel bir vitamin d3 kaynağıdır. Eğer kuşlarınız yeterli derecede güneş ışığı alıyorsa d3 vitamini için endişe etmenize gerek yoktur. Maalesef kuş satan kişiler kuşların yeterli derecede beslenmesine dikkat etmezler bu yüzden yeni aldığınız kuşunuza ilk iş kalsiyum sağlamaktır,kemik yemeyen bazı kuşların mamasının içine yumurta kabuğu ve kemik rendeleyerek bu işin üstesinden gelebilirsiniz,bunun yanısıra kalsiyumun fazlası iyi dozda ayarlanmalıdır fazla kalsiyum kuşun kıkırdağında kireçlenmeye ve sertleşmeye,kuşun hareketsiz olmasına neden olabilir. Günlük ölçü 200 IU kadar olmalıdır.

HASTALIKLARA GİRİŞ

Önce bir hasta kafesi edinin!!!!!!!!

Kuşlarımızın hasta olması çok üzücü ve ciddi bir durumdur,eğer bu işi profesyonelce yapmak ve kuşumuzun hastalığı çabuk atlatmasını istiyorsak bir hasta kafesi mutlaka bulundurmalıyız. yurtdışında hasta kuşların tedavisi hospital cage denilen ısıtmalı kafeslerde yapılıyor kuş sahipleri hasta olduğu tespit edilen kuşu ayırıp hemen hastane kafesine alıyorlar böylece sakin sessiz bir ortamda kafese konulan kuşa gerekli ilaç ve takviyeler verilirken ısıtma sayesinde kus bir de vücudunu sıcak tutmak için efor harcamıyor ve daha çabuk iyileşiyor,ülkemizde hasta kafeslerine rastlanılır mı bilmem ama bizde küçük bir kafesin yanına ısıtıcı lamba koyarak kendi imkanlarımızla hasta kafesi yapabiliriz.

Kuruma ( David Alderton’ dan)


Kendi dilimizde kuruma diye adlandırılan kuşun hızlı şeklide kilo kaybedip ölmesi durumu aslında bir hastalık değil bir belirtidir. Kuruma kuşun vücudunda vuku bulan ve savaştığı hastalığın sonucudur. Normal şartlar altında kuşun göğüs kemiği kaslarla örtülüdür ve kuşu tuttuğumuzda yumuşak olarak hissedilir,ancak hasta iken iştahını kaybeden kuş yemeden içmeden kesilip tüm enerjisini hastalıkla savaşmaya ve vücut ısısını korumaya harcar ve bu sebeple enerji ihtiyacı için kaslar erimeye başlar ve göğüs kemiği ortaya çıkar. Bu durum daha devam ederse kuş ölür.
Kuruma genelde bağımsız olmayı başaramayan genç kuşlarda,vücudunda kronik bir rahatsızlık,enfeksiyon, parazitlik bir durum hatta tümör bulunduran kuşlarda ölüme giden yoldur.. Kuşunuzu kontrol ederken böyle bir durum tespit ederseniz vakit kaybetmeden veterinere başvurmalısınız.



resim kanaryavedogakuslari.com forumundan

Megabacteria (Avian gastric yeast= kuşların mayalı mide iltihabı)

Megabacteria aslında bir bakteri değildir,bir tür mayadır ki bu berbat hastalığın tedavisinde antibiyotik işte bu yüzden pek bir işe yaramamaktadır. Megabacteria bütün küçük tür kuşlarda görülen oldukça kırıcı bir hastalıktır. Bu hastalığın diğer bir adı da kuşlara özgü sindirim mayasıdır. Bu organizma bakterilerden 20 kat büyük ve silindir şeklindedir. Bu hastalık özellikle Avustralya ya özgü kuşlarda (gouldian,zebra,muhabbet kuşu vb..) hatta güvercin ve kümes hayvanlarında da görülebilir. Agy genelde bir çok hastalıkla beraber seyreder,ikincil enfeksiyondur,zaten çoğu kuş sindirim sisteminde bu mayayı bir miktar barındırır ancak stres ve hastalık zamanlarında bu maya şiddetle sistemde çoğalır. Stres bu hastalığın ana nedenidir,zayıf diyet ve itinasız bakımda bu hastalığa davet çıkarır. Eğer kuşunuza iyi baktığınız halde bu hastalık çıkmışsa bunu altında aranacak diğer nedenler özellikle ispinozların kolaylıkla stres olmasıdır. Yeni bir ortama giren kuşlar,ortamda bulunan yiyeceklerin bozulması ve fark edilmeden kuşlar tarafından tüketilmesi,kafesin dışkılarla dolu ve ihmal edilmiş olması,hatta kuşların oldukça soğuk ve ıslak,nemli bir ortamda barınması bu hastalığa davet çıkaran diğer nedenlerdir. Diğer tür hastalıkların da kuş vücudunda ortaya çıkması hatta çok basit bakteriyel bir enfeksiyon agy ye çok uygun bir ortam hazırlar. Agy yavru kuşların bağımsız olamadan ölmesini en temel nedeni arasındadır.
Bu hastalıkla ilgili bir olumlu durum öncelikle kuşun bağışıklık sisteminin savaşabilmesidir, sağlıklı bir kuşun sindirim sistemindeki ph seviyesi protozoon,bakteriyel ortama izin vermemektedir,ancak stres anlarında bu mümkün olamamaktadır, bu yüzden kuşlarımızı probiyotiklerle desteklemek,elma sirkesi limon suyu gibi sitrik asit kaynaklarını periyodik olarak sağlamak önemlidir. (probiyotiklerin kullanım miktarlarını veterinerinize danışmalısınız fazlası zarar verici olabilir)

Agy dış kuşhanelerin en büyük derdidir, dışkılı,ıslak nemli ortamlar bu mayanın gelişmesi kuşların vücuduna girmesi ve yayılması için idealdir. Bu hastalığın belirtileri ilk olarak sulu dışkılar,kuşun kabarması ve durgun görünmesidir.




bu esnada maya büyümektedir ve kuşun midesini duvarlarına nüfuz etmektedir,kuş sindirimden faydalanmamaya başlar ve bir ülser konumlanmıştır daha sonra kuruma dediğimiz olay başlar ve kuş kısa sürede ölür. Midede oluşan kanama dolayısıyla dışkılarda pis kokular oluşur,kay kaybından kuşun dersi açık renkte ve ayakları da soğuktur.

Hastalıkla savaş için yapılacak ilk iş sorunun kaynağını bulmaktır,öncelikle kuş hastane kafesine alınmalıdır. Veterinerimizin de önerisiyle anti-fungal etkili bir ilaç işe yarayabilmektedir, bir diğer yolda diğer kuşlarımızın koruyucu bir etkisi olan sitrik asit takviyesidir ancak unutulmamalıdır ki sitrik asit sadece koruyucu etkiye sahiptir. İkinci bir adımda kuşun vücudunda ki diğer mikropların antibiyotik ile temizlenmesi ve bağırsak florasının tekrar düzene sokulmasıdır.

Bakteriyel Enfeksiyonlar

Bünyesinde bakteriyel bir enfeksiyonu olan kuş ilk bakışta keyifsiz görünür ve ishal şeklinde açık sarı ve yeşil renkte dışkısı vardır. Burnundan ve gagasında cerahat gelmektedir,tedavi edilmezse kısa sürede ölür. Ancak bütün bakteriler zararlı değildir,tıpkı insanlar ve diğer canlılar gibi kuşlarda vücutlarında sindirime yardımcı bakteriler barındırırlar ve bu bakterilerden yoksun kuşlar çabucak ölür. Sağlıklı kuşlar zararlı bakteriler ile baş edebilmektedirler ancak zayıf düşmüş stres altında üreme ile meşgul,ortam değiştiren kuşlar çabuk hastalığa yakalanma riski taşımaktadırlar. Bütün bakteriyel enfeksiyonlar bulaşıcıdır,hasta gözüken bir kuş mutlaka ortamdan alınmalıdır,üreme zamanlarda bakteriler çok can alırlar ve kuşu zamanında ortamdan alamazsanız bütün sürü ve çıkan yavrularda da hastalık meydana gelecektir.
Mutlaka veterinerinize danışın, ve elinizi çabuk tutun
Enfeksiyon 48 saat içinde tedavi edilmezse öldürücüdür.
Çoğu zaman geniş spektrumlu antibiyotikler enfeksiyonun üstesinden gelebilmektedir ancak bütün bakterileri öldürdüğü için probiyotik tedavisi mutlaka gerekmektedir.
Antibiyotikler mutlaka düzenli şekilde verilmelidir.


Kokodiyoz enfeksiyonları

Kokodiyoz enfeksiyonları protozoon gruptaki bir grup parazitin neden olduğu hastalıklardır. Bu parazitler bağırsakları meydana getiren hücre duvarlarında yıkıma neden olurlar.

Bu parazitler çoğaldıkça bağırsakta kanamalar ve bağırsakların şişmesine neden olur. Tabiki buda kuşun hızlı şeklide sıvı kaybetmesi ve besinlerden yararlanamaması anlamına gelir . kokodiyoz enfeksiyonları megabacteria enfeksiyonlarına benzer gösterilmektedir. Bu protozoal parazitlerin 4 büyüme evresi olduğu yazılmıştır. Bu parazitlerin aktif devreleri kuşları hasta ederken yumurta evresindeki parazitler kuş dışkıları ile ortama saçılır ve diğer sağlıklı kuşlara bulaşırlar ve bağırsak içinde gelişmeye başlarlar. Bu tür enfeksiyonlar dış kuşhanelerin ve yeteri kadar temizlenmeyen salma kafes gibi ortamlarda çok görülmektedir. Kalabalık ortamlarda protozoal parazitler çok çabuk gelişir ve bulaşıcı hale gelirler ve büyük sayılarda ölümlere yol açarlar.En tehlikeli zamanlar yağmurlu günler ve ıslak ortamlardır.
Belirtileri:Kayıtsız görünen kuşlar,kilo kaybı,uyuşukluk,ishal ve su kaybı en belirgin semptomlarıdır. Bir diğer sinyaller ise kuşların popolarının ıslak ve kirli olması ve üreme zamanında çok miktarda yavru kaybı bu enfeksiyon ihtimalini düşündürebilir.
Ancak vücutlarında bu enfeksiyonu bulunduran kuşlar stres zamanlarında belirtileri ortaya çıkarmaktadırlar ve hastalanmaktadırlar ayrıca yumurta evresindeki parazitleri bulundururken pek hasta görünmezler. Bu hastalıktan şüphelenildiğinde veterinere danışılmalı ve bu hastalıkla savaşan antibiyotik dışında ilaçlar ile tedavi edilmelidir.

Protozoon enfeksiyonları

Protozoon grubundaki organizmaların meydana getirdiği bu hastalık kuşta kendini ishalli,sarı yeşil renkli sıvı,hareketsizlik durgunluk,kilo kaybı ve tüy kaybı olarak kendini belli eder. Protozoon enfeksiyonun en belirgin semptomu farklı renkte dışkılar ve tüy kaybıdır. Ayrıca veterineriniz de kuştan dışkı kültürü alarak enfeksiyonun kaynağını teşhis edebilecektir .
Protozoonlar kuştan kuşa çok kolayca bulaşabilmektedir. Gaga teması,dışkılara temas,hatta anne babadan yavruya beslerken geçmesi şeklinde olabilir. Eğer kuşunuz hasta gibi görünüyorsa mümkün olduğu kadar kısa sürede kuşu diğer sürüden ayırmanız gerekmektedir. Çünkü hastalığın belirtileri kuşta kendini çok zor belli etmektedir ve diğer sürü tehlike altındadır.
Protozoon enfeksiyonların neden olduğu en önemli rahatsızlık pamukçuktur. Bu hastalık güvercin ve muhabbet kuşu sürülerini harap edecek düzeyde bir hastalıktır ve şov kanaryalarında oldukça sık görünür. Pamukçuklar genel olarak kursakta ve boğazda sarı kütle olarak teşhis edilirler.
Protozoon organizmaları oldukça dayanıklı tek hücreliler olduğu için ilaç tedavisi genelde zor olmaktadır,en iyi müdahale kuşları hastalıktan korumak olarak öngörülmektedir. Yeni alınan kuşlar mutlaka sürüye tanıtılmadan karantina altında bekletilmelidir.

Parazitik Kurtlar

Kuşlardaki parazitik kurtları belirlemek oldukça kolaydır. Kurtların parçacıklarını yada kendilerini kuşların dışkısında ve ağzında görebiliriz. Bu kurtların bir çok çeşidi vardır ve hepsi kuşun bünyesinde zarara neden olur ve kuşu ölüme götürür.
Kurtlar kuşların vücuduna çoğu zaman dışardan yedikleri böceklerin içinde girer bu yüzden böcek ve kurtlarla beslenen kuşlara mutlaka ticari olarak satılan sağlıklı böcekli mamalar verilmelidir.
Bu parazitler tıpkı insanlar da olduğu gibi kuşun yedikleri besinlerden faydalanırlar ve onları hasta ve güçsüz bırakırlar ve sonuç olarak kurtlar tarafından istilaya uğramış kuş ölür. Parazitli bir kuşun en belirgin özelliği hasta görünümün yan ısıra zayıf olmasıdır. Kuş yedikçe yer ama genelde zayıf kalır,parazitli kuşlar zayıf,aç,ve kurumaktadır.
Yine dış kuşhanelerde çok daha fazla rastlanan bir hastalık olan kurtlar en genel olarak kuşların kontrolsüzce yediği böceklerle alınır,önlem olarak ticari olarak yetiştirilmiş kurtlar ve mamalara yönlendirilmelidir.
Diğer yandan da yeni alınan kuşlara ve mevcut kuşlarımıza yılda birkaç kez parazit tedavisi uygulanmasında yarar vardır. Ayrıca parazit tedavisi sona erdikten ilacin etki süresinin bitmemesi için 1 hafta 10 gün sonra tekrar ilaç verilip tekrarlanmalıdır.



Mantar (kabuklu,pullu gaga ve yüz çevresi )

En fazla muhabbet kuşlarında görünen bu hastalık ispinozları da etkileyebilmektedir. Bu organizmanın (genel olarak bu hastalığa akarlar türündeki bir mit neden olmaktadır) 3 türü yine farklı üç türdeki kuşları etkilemektedir. (tavuk,muhabbet kuşu,ispinoz gibi)
Bu mitler kuşun derisine yerleşerek yumurtalarını bırakırlar ve yumurtalara çatlayıp büyüdükçe kuşun dokularını bozmaya başlarlar,zaman ilerledikçe

· Kabuk bağlamış,yaralı lezyonlar
· Derinin bir beyaz filmi ile kaplanması
· Dokuların şişmesi
· Dokuların çukurlaşması
gibi sorunlar kuşta baş göstermektedir.






Bu belirtiler kuşların gagasının kenarlarından başlar ve göz dipleri ve göz kenarlarına kadar yayılır. İlerlemesine mani olunmazsa bacaklara atlar ve tedavi edilmeyen kuş ölür.
Not: Mantar enfeksiyonu yıllardır süregelen bir inanışla mantar,fungi gibi parazitlerin aksine belirttiğimiz mitler tarafından oluşturulmaktadır. 1951 yılındaki bu keşifle mantar kremlerinin yerine bu canlıları yok edici ilaçlar tedavilere yanıt vermiştir.


Konjuktivit (Göz problemleri)

Eğer kuşlarınızın gözlerinde kızarma,şişme ve kabuk bağlama gibi sorunlar varsa kuşlarınızda konjuktivit rahatsızlığının baş gösterdiğini düşünebiliriz. Bu hastalık vahşi yaşamdaki kuşlardan kuşhanelere bulaşmaktadır ancak tedavisi kalayca yapılabilmektedir. Konjuktivit terim olarak kuşun konjuktivasının (Göz küresini kapaklarıyla birleştiren ince zar) iltihaplanması,şişmesi ve kızarması durumudur. Konjuktivit in nedenleri şöyle sıralanabilir;
· Konjuktivanın zarar görüp,zedelenmesi (mesela diğer kuşlarla kavga ederken veya gece kuşun gözünü bir yere çarpmasıyla olabilir)
· Bakteriyel,viral,mantarlara özgü ve protozoon enfeksiyonlar


Konjuktivit kuştan kuşa kolayca bulaşabilmektedir,mesela fiziksel olarak temasın yanısıra hasta kuşun tüneğe başını sürtmesinden kalan toz ve kepeklerin diğer kuşa teması ile bulaşabilmektedir. Hasta kuşun tedavi edilmesinden sonra kafes veya barındığı ortam dezenfekte edilmelidir zira bu organizma soğukta fazla yaşayamaz ve sıcak bir vücuda ihtiyaç duyar. Eğer konjuktivit tedavi edilmezse kuşun gözleri şişerek kapanır ve etrafını göremez bu enfeksiyonun daha da yayılması önlenmezse solunum sistemine sıçrar ve kuş kendi sıvılarında boğularak ölür.
Konjuktivitin tedavi genel olarak antibiyotik ile olmaktadır,veterineriniz size enfeksiyonun şiddetine göre ilaç tedavisi uygulayacaktır. Tedavi mutlaka erken yapılmalıdır.


Bit,pire ve keneler

Dış parazitler içinde sayılan bu canlılar çoğu dış kuşhanelerin yanısıra iç mekanlarda bile barınan kuşlarda görülebilmektedir.

Bitlerin kuşları etkileyen bir çok türü vardır,bu parazitlerin tespitini yapmak için mikroskobik incelemeye ihtiyaç vardır ,bitler kuştan kuşa atlayarak hatta kuştan kopan tüyden başka kuşa atlayarak bulaşmakta ve yayılmaktadırlar. Bir kuşun kopan tüyünde bir bit 4 ay canlı kalabilmektedir. Bitler kuşların tüyleri boyunca gruplar şeklinde yumurtalar bırakır ve yumurtadan çıkan bitler çeşitli (larva gibi) evrelerden geçerek konak canlının üzerinde büyür. Bit ve pireler kuşta ;


· Aşırı şekilde tüylerin düzeltilmesi,kaşınma
· Huzursuzluk,yerinde duramama
· Tüylerin sürekli silkelenip kabartılması
· Tahrişler

Olarak kendini belli etmektedirler,hatta bazılarında tüylerin zarar görmesi ve renk değiştirmesi belirti olarak görülebilir.



(siyah noktalar bitler ve kenelerdir.)

Keneler ise geceleri faaliyete geçen ve kuşların tüyleri arasında hareket eden canlılardır. Bu da kuşu huzursuz,kaşıntı içinde ve telaşlı yapmaktadır. Keneler çoğunlukla kuşların baş ve popo etrafında konumlanırlar çünkü buradaki tüyler ince ve kan damarlarına ulaşım kolaydır.
Bu kenelerin çıplak gözle görülmesi kolaydır ancak kuşunuzu karanlık basınca kontrol edilmesi gerekmektedir hatta kafesin altına beyaz bir kağıt yayarsanız sabah görünen kahverengi lekeler kenelerdir,kenelerde bitler gibi kuşta aynı belirtilere neden olurlar. Kenelerin yavruları ise gelişim esnasında kuşların baldır,göğüs ve kanat altı gibi tüylerinin altında kan emerek beslenirler ve buralarda kızarıklık ve lezyonlara neden olurlar,bu yavrular büyüyünce burayı terk ederler ve yaralar kendi kendine iyileşir.
Bu parazitlere karşı veterinerinizin önereceği anti parazitel ilaçlar ve spreyler bulunmaktadır. Bitlerin ömürleri daha uzundur ancak kenelerinki 7 günlük olarak tanımlanmaktadır,ancak ilaçlar kene yumurtalarına etki etmemektedir.

Dişilerde yumurta tıkanması

Daha önce hiç yumurtlamamış genç yada yaşlı dişi kuşlarda görülür ancak normal kuşlarda da görülmez diye bir şey yoktur. Sorun; oluşmuş veya tam oluşmamış yumurtayı kuşun geçirememesidir.
nedenler:kalsiyum eksikliği soğuk stres aşırı yumurtlama
Belirtileri:kuş klasik hasta görüntüsü taşır çok çok az yemek yer çok küçük miktarda dışkılar tüneyemez kafesin tabanında oturur denge kaybı olur sürekli eğilir ve kanatlarını hafif aşağıda tutar.
TEDAVİ:kuş ayrı bir kafese alınmalı mümkün olduğunca sıcak ve sakin bir ortam sağlanmalı ve ağızdan damla sıvı kalsiyum verilmelidir.
önlemleri:bu rahatsızlığı engellemek için iyi bir diyet sağlanmalı kuş yeminin yanı sıra yeşillik+meyve yumurta ve kalsiyum sağlanmalı birde yeterli erişkinliğe ulaşmadan kuşların çiftleşmesi engellenmelidir,sıvı kalsiyum bulunmadığı zaman çoğu kuşçu popoya zeytinyağı damlatarak tedavi etmektedir ancak yumurta geçtikten sonra kuşun poposu temizlenmelidir. Unutulmamalıdır ki yumurta tıkanması ilk 48 saat içinde sonuç sağlanmazsa öldürücüdür.

Gouldian Yavrulara            Bengaller Baksın
Kuş gnl_bilgiler
Hayvan Hakları
Yaşanan Problemler
Genel Bilgiler
Neden İspinoz Besliyoruz?
HintBülbülü Evcilleşir mi?
Bir Üreticiden Gouldian            Finch Üretim Teknikleri
Gouldian Finch            Hakkında Temel Bilgiler
Yabanil Doğada Zebra            İspinozu
Yeni Başlayanlar için            Zebra İspinozu
İspinozlarda Beslenme
Yumurta Maması
Yağlar ve Yemişler
Meyve ve Sebzeler
Arı Ürünleri
Kalsiyum
Vitaminler
Zararlı Besinler
Salma ve Kafes          (İspinozlarda Barınma)

Yeni Eklenen Resimler...

Goldiler

Finch-tr.com © 2007 | Privacy Policy | Terms Of Use